
Trabzon’un meşhur yemeklerini bilmeyen yoktur. Hepsi de birbirinden lezzetlidir. Ancak bir tanesi var ki, onun şöhreti neredeyse tüm dünyaya nam salmıştır; Akçaabat köftesi… Önce şöyle bir Vakfıkebir’e uzanıyoruz. Bir yandan kocaman mayalı ekmeğini iki elimizle sarıyor, bir yandan da ucundan kopardığımız “guduğunu” ağzımıza atıyoruz. Aslında amacımız katık yapmak köfteye…
Köfte denilince ilk Trakya gelir Türk insanının aklına. Tekirdağ ve Edirne köfteleri gerçekten de çok lezzetlidir. Ancak Akçaabat köftesinin tarihçesi de neredeyse Trakya köftesi kadar eskilere uzanır. 1930’lardan bu yana Eşref usta, Harakali, Samancılar, Abdullah Kolotoğlu, Çolakoğulları ve Pirali altın Akçaabat köftesinin öncüleridir. (more…)

Mersin denince akla ilk gelen yemeklerden biri de “tantuni“dir. Arap mutfağının hediyesi bu yemek, bir zamanların yoksul yemeğidir. Kasaptan alınan kıyma artıklarının, bir tencerede soğan ve domatesle birlikte kavrulmasıyla yapılır, lavaş ekmeğine dürüm yapılarak yenir. 1980’li yıllarda seyyar satılması yasaklanınca, tantuni aşçı dükkanlarına girer. Bu yemeği pişirebilmek için ortası oyuk özel tepsiler yapılır. Ustalar yetişir. Kıyma artıklarının yerini özel etler alır. Seyyar arabaların önünde dürüm yemekten çekinen varlıklı kesim de, lokantalarda tantuni ısmarlamaya başlar. Yani tantuni sınıf atlar.

Gaziantep Uzun Çarşı ya da diğer adı ile Bakırcılar çarşısındaki mütevazi dükkanının hemen yakındaki yeni yerine taşınan İmam Çağdaş yine Antep kebabının kalesi olmaya devam ediyor. 1887’de açılan lokantayı İmam Usta’nın torunu Burhan Çağdaş yönetiyor, ancak İmam Usta’nın oğlu Talat Çağdaş’da ilerlemiş yaşına rağmen yöresel giysileri içerisinde hala ocağın başında çalışmaya devam ediyor.
İmam Çağdaş’ta kebabın tadına doyamayacaksınız, Ali Nazik, soğan kebabı, patlıcan kebabı… hepsi birbirinden lezzetli. Küşneme kebabı da mevcut ama küşneme eti az çıktığı için sadece olduğunu bilipte talep edenlere sunuluyor. Kebaplarının lezzeti erkek koyun eti kullanmaları ve eti “zırh” denilen büyük bıçaklarla kıymalarından geliyormuş. Dişi koyun eti gevşek olduğu düşünüldüğü için tercih edilmiyor. (more…)
Mikado Restoran’da öğle yemeği yiyeceğiz.
Ön bölümdeki büyük yuvarlak masada yer gösteriliyor.
İşletme sahibi Ahmet Aydın’ın “Sizin için ne yaptırayım?” sorusu üzerine, gözlerimi rehberimiz Avukat Emin Koyunoğlu’na çeviriyorum.
Bizi buraya getirdiğine göre, ne ikram edeceğini de planlamış olmalı diye düşünüyorum.
Rehberimiz, “karışık bir şeyler gönder bakalım” diyor. (more…)